YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12570
KARAR NO : 2013/10179
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1.maddesi uyarınca, 10.250,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2008 tarihli ve 2008/29 esas, 2008/329 sayılı kararının temyiz edilmesini müteakip, 03/02/2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3.maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunun 5/1.maddesi uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi bakımından Yargıtay 15. Ceza Dairesince 20/02/2012 tarihli ve 2011/28918 esas, 2012/8881 karar sayılı ilâmı ile dosyanın iade edilmesi üzerine, sanığın beraatine, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına, yargılama giderinin sanıktan tahsiline ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine dair aynı Mahkemenin 16/03/2012 tarihli ve 2012/82 esas, 2012/27 sayılı kararına yapılan itirazın kısmen kabulü ile yargılama giderinin sanıktan tahsili ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi kısmının hükümden çıkarılmasına ilişkin mercii Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2012 tarihli ve 2012/485 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.04.2013 gün ve 2012/5349/22363 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2013 gün ve 2013/131910 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, sanığın kimlik bilgilerinin kullanılarak sahte nüfus cüzdanı ile adına çek hesabı açıldığını, bu şekilde alınan çek karnelerinin sahte imza ile kullanıldığını, çekteki imzanın sanığa ait olmadığını ve sahtecilik yapanlar hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmesi karşısında, söz konusu soruşturmanın sonucunun araştırılması, sanığın başka amaçla atılmış samimi imzalarını içeren belgeler getirtildikten sonra, suça konu çekteki ve hesap açılırken muhatap bankaca düzenlenen belgelerdeki yazı, rakam ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden de kabulü gerekirken yazılı şekilde kurulmasında İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22.06.2012 tarih ve 2012/485 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.