Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20776 E. 2013/4980 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20776
KARAR NO : 2013/4980
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan … Anonim Şirketi tarafından ihraç edilmek için Alsancak gümrüğüne götürülmek üzere, 12/03/2007 tarihinde, sanıklardan …’ün sürücülüğünü yaptığı … plakalı çekici ile sanıklardan …’e ait … plakalı konteynıra 396 adet LCD televizyon yüklenerek aracın mühürlendiği, sanık …’e sevk irsaliyesiyle teslim edilen bu malların, Alsancak Gümrüğünde Vestel firmasının gümrük acentesine teslim edilmesi gerekirken, 13/03/2007 günü Alsancak polis karakoluna yapılan ihbara göre, Manisa çıkışında 34 plakalı başka bir araca mal aktarımı yapıldığının bildirilmesi üzerine yapılan incelemede, aracın güzergah dışına çıkarak Alsancak limanına belirlenen saatte girmediğinin tespit edildiği, liman kenarında bulunan tırda yapılan kontrol sonucunda, mühürlerinin sağlam olmasına rağmen aracın üst kapağının esnetilmesi suretiyle 277 adet LCD televizyonun alındığının tespit edildiği ve İstanbul’da yapılan takip sonucu sanık …’ün bu televizyonlardan bir kısmını, sanık … eliyle ve … isimli şahıs vasıtasıyla … isimli şahsa piyasa fiyatının altında sattığı ve bu televizyonlardan 11 adedinin … isimli kişide ele geçirildiği, tırın sahibinin sanık … olduğu, tırın şoförünün sanık … olduğu, söz konusu tırın daha önce sanık … tarafından, sanık …’e satıldığı, irsaliye faturasına istinaden malların teslim edildiği, sanıkların olay gecesi sürekli telefonla görüştükleri, baz istasyonlarından yapılan tespite göre, sanık …’in, güzergah dışına çıkarak aynı gece diğer sanıklarla buluştuğunun tespit edildiği, bütün sanıkların, baştan itibaren eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek malın araçtan indirilmesi için plan yaptıkları, malların alınmasından sonra elden çıkarmaya başladıkları, böylece sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu iştirak halinde işlediklerinin iddia edildiği olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanıkların hazır bulunduğu 11/06/2007 tarihli celsede katılma kararı verildiği, bu katılma taleplerine karşı sanıkların itirazda bulunmadıkları gibi, esasa ilişkin beyanda da bulundukları görülmekle, sonuca etkili olmadığından bu nedenle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …, sanıklar …, … müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.