Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67805 E. 2013/11164 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67805
KARAR NO : 2013/11164
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, … Taşımacılık Anonim Şirket’inin Kayseri Argıncık Şubesine 13/08/1007 tarihinde yönetmen olarak atandığı, buradaki görevinin; personeli yönetmek, idare etmek ve gün içinde toplanan tahsilatı banka aracılığıyla şirketin hesabına aktarmak olduğu, sanığın 26/11/2007 tarihinde kimseye bilgi vermeden işten ayrıldığı, mali müşavir aracılığıyla yapılan kontrolde 39.197.68 TL kasa açığının bulunduğunun belirlendiği, yapılan noter ihtarnamesine rağmen sanığın kasa teslimi için şirkete gelmediği, böylece sanığın, kendisine görevi nedeniyle teslim edilen parayı uhdesinde tutarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, katılan şirketin Erciyes Şubesi muhasebe kayıtları üzerinde yetersiz bir inceleme yapıldığı ve bu inceleme sonucu hazırlanan ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak da hüküm kurulduğu dikkate alınarak, sanığın işe başladığı 13/08/2007 tarihi ile son olarak çalıştığı gün olan 25/11/2007 tarihleri arasında, kendisinin yasal olarak ne kadar tahsilat yaptığının belirlenmesi, bu tahsilata ilişkin makbuz ve dekontların dosyaya konulması, her bir tahsilat açısından günlük olarak bankaya para yatırılıp yatırılmadığının tespiti, bununla ilgili Akbank’taki bütün kayıtların getirtilip çarpraz karşılaştırma yapılarak hangi günlerde tahsil edilen paranın bankaya yatırılmadığının tespiti, alınan bilirkişi raporuna göre, bazı durumlarda hiç tahsilat yapılmadığı halde, kargo gönderim ve alım işlemlerinde, sisteme sanki tahsilat yapılmış gibi giriş yapıldığı, gerçekte tahsilatın ise daha sonra yapıldığı belirtilmekle, bu şekilde sonradan tahsilat yapılıp yapılmadığının araştırılması, sanığın işten ayrıldığı dönemin de incelenerek, tahsilat yapılmış gibi işlem yapılan ödemelerin fiilen sanık ayrıldıktan sonra şirkete yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, ödemelerin günlük olarak yapıldığı ve bölge müdürlükleri tarafından da denetim yapıldığı belirtilmekle, ilgili Bölge Müdürü’nün yeniden tanık sıfatıyla dinlenerek, günlük ödeme yapılması gerekmesine rağmen iki aylık süreçte aksayan ödemelerle ilgili sanığa yazılı olarak uyarı yapılıp yapılmadığı veya sanık hakkında idari bir işlem yapılıp yapılmadığının sorulması, sanığın işten ayrılması ile ilgili olarak noter aracılığıyla katılan şirkete ihtarname gönderip göndermediğinin araştırılması, varsa bu ihtarname ve şirkete tebliği edilip edilmediğine ilişkin belgelerin dosya içerisine konulması, bu çerçevede, sanığın yetkilisi olduğu şube ile Bölge Müdürlüğü ve Genel Müdürlük kayıtlarının incelettirilmesi, sanık tarafından tahsil edilen paralardan ne kadarının bu yerlere aktarıldığının bir kez de, bu merkezlerden sorularak karşılaştırılması, belirtilen dönemlerde bilgisayar kayıtlarının yenilenmesi ve yeni bir sisteme geçilmesi nedeniyle genel merkez tarafından, kasa hesaplarının bizzat takip edildiği belirtilmekle, ilgili genel müdürlüğe yazı yazılarak, muhasebe ve bilgisayar kayıtlarına müdahalelerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, şirket tarafından mali müşavir aracılığıyla yapılan ilk denetimde, 39.197.68 TL, soruşturma aşamasında alının ilk bilirkişi raporunda 22.009.20 TL, yargılama sırasında alınan ikinci bilirkişi raporuna göre ise, 21. 557. 02 TL kasa açığının bulunduğunun belirtilmesi karşısında, belirtilen bütün delillerin toplanmasından sonra içerisinde muhasebeci, mali müşavir ve başka bir şirketten kargo uzmanının da bulunduğu bir bilirkişi kuruluna dosyanın tevdiinin sağlanarak denetime elverişli ve şirket kayıtları ile belgelere dayanan bilirkişi raporunun alınması, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin de giderilmesi suretiyle; sanığın şirkete ait parayı uhdesinde tutup tutmadığı, tutmuşsa şirketin zararının ne kadar olduğunun kesin olarak tespit edilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.