Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12571 E. 2013/10208 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12571
KARAR NO : 2013/10208
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 6.000,00 Türk lirası ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 52/4. maddesi gereğince hapisten çevrili para cezasının 15 eşit taksitte ödenmesine dair Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2012 tarihli ve 2007/262 esas, 2012/208 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/04/2013 gün ve 2013/5360/22405 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2013 gün ve 2013/131879 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 61/9. maddesinde yer alan “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz” hükmünün 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la eklendiği ve suç tarihi olan 18/08/2005 tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde öngörülen adlî para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeden 60 gün adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayininde,
2)Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 28/09/2011 tarihli ve 2008/1980 esas, 2011/16463 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-a maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmiş olması nedeniyle aynı maddenin 6. fıkrasının “hükmün kesinleşmesinden sonra usulüne uygun yapılacak tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine, başlanması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği” hükmü karşısında; kısa süreli hapis cezasından çevrilen para cezası yönünden uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi gereğince “hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 15 eşit taksit halinde ödenmesine taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrilmesine” hükmolunmasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 Sayılı TCK’nın 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 Sayılı yasayla değişik 61/9 maddesinde, “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da üst sınırından fazla olamaz” denilmekte olup, sanıklar haklarında hüküm kurulan TCK’nın 157/1 maddesinde ise “bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir” denilmiş olup, dosyada, adli para cezasının seçimlik değil hapis cezasıyla birlikte tayininin gerekmesi karşısında, TCK’nın 61/9 maddesinin dosyada uygulama yerinin bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamenin (1) no’lu bendindeki bozma isteği yerinde olup, bozma gerekçesine katılınmamış, ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-1/1/8 esas,2007/152 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece “… asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırmayı gerektiren neden bulunmadığından asgari hadden ceza tayini ile” denilerek hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrıca gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesinin ve TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmiş olması nedeniyle, para cezasının ödenmemesi durumunda, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca uygulama yapılacağına hükmedilmesi gerektiği halde, uygulama yeri olmayan 52/4 maddesine göre işlem yapılacağına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.06.2021 gün ve 2007/262 esas, 2012/208 sayılı kararın CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının c ve d bentleri uyarınca, aleyhte etki etmemek üzere BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre, sanıklar hakkında dolandırıcılıktan TCK’nın 157/1, 62, ve 52/2 maddelerine göre kurulan hükümde adli para cezasınına ilişkin uygulamaların çıkartılarak, yerine, sırasıyla 5 gün, 4 gün ve 80. TL adli para cezası olarak eklenmesine ve hüküm fıkrasında “TCK’nın 52/4 maddesi geriğince 15 eşit taksitle tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” bölümünün çıkarılması , infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 03.06.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.