Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8102 E. 2013/6388 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8102
KARAR NO : 2013/6388
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.05.2009 gün ve 2008/368 Esas, 2009/153 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile müştekiler vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Müştekilerin duruşmada alınan beyanlarında sanıktan şikâyetçi olmadıklarını bildirip davaya katılmamaları karşısında, hükmü temyize hakkı bulunmayan müştekiler vekilinin vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin sanık ile kaçtıktan sonra kendi istekleri ile cinsel ilişkiye girdikleri, akabinde resmî nikahın da yapılıp bir çocuklarının bulunduğu ve evliliğinde halen devam ettiği olayda; mağdurenin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporu ile Adli Tıp Genel Kurulunca tanzim edilen raporunda suç tarihinde 15 yaşı içerisinde olup 15 yaşını bitirmediğinin bildirilmesine karşın, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.05.2008 gün ve 2008/140-235 sayılı kararı ile mağdurenin doğum tarihinin 15.06.1992 olarak tashih edilmesi ve bu tashihe göre de 15 yaşından büyük olması, ATK raporlarında da ifade edildiği üzere bazen beslenme ve hormonal gelişim nedeniyle kemik yaşının kayıt yaşından farklı olabildiğinin bilinmesi ve sanığın da mağdurenin kendisine yaşının büyük olduğunu söylediği yönündeki savunması karşısında, TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı ve içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmenin mümkün olup olmadığı araştırılarak, mahkemece kendi gözleminin tespit edilerek gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak tüm verilerle birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.