YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25482
KARAR NO : 2013/8793
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın, …Nakliyatçılar garajında iş bekleyen ve katılan …’ın yanında şoför olarak çalışan mağdur …’un yanına giderek …’e kömür götüreceğini belirttiğinden ton başına 18,00 TL’ye anlaştıkları, anlaşma gereğince taşıma ücretinin …’de ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kömür tozunun …kömür deposunda yüklendiği, yükleme sırasında sanığın inandırıcılığını artırmak için kepçe operatörüne 20 ton karşılığı parası olduğundan daha fazla yükleme yapmamasını söylediği, yüklemeden sonra mağdur ve sanığın birlikte yola çıktıkları,…’daki Korkmaz tesislerine geldiklerinde sanığın mağdurdan 50 TL aldığı, bu paranın bir kısmıyla kontör aldıktan sonra yemek ücretini ödediği, daha sonra
…’e gittikleri, burada sanığın, …Tuğla Fabrikasına kömürü sattığı, mağdurun taşıma bedelini istemesi üzerine, sanığın mağdura parayı alamadığını, taksi durağında kendisini beklediği takdirde parayı temin edip getireceğini belirttiği, mağdurun iki saat beklemesine rağmen geri dönmeyen sanığı aradığında ona ulaşamadığı, sonrasında yapılan araştırmada sanığın tuğla fabrikasına kömürü peşin parayla sattığının tespit edildiği, ancak buna rağmen mağdurun parasını ödemediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “25 gün”, “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.