Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21766 E. 2013/10388 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21766
KARAR NO : 2013/10388
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumundaki eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kamu malına zarar verme; suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların hırsızlık yapmak amacıyla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek olay tarihinde saat 21:00’da Kırklareli Kırkşehitler İlköğretim Okulu’na açık olan penceresinden girdikleri, kilitli olan memur odasının kapısını kilitli kısmından kırarak içeriye girdikleri, kapısı açık olan ana sınıfındaki Premier marka müzik setini aldıkları, müdür odasını karıştırdıkları, suça sürüklenen çocukların bu şekilde kamu malına zarar verme ve kamu kurumumda bulunan eşya hakkında hırsızlık suçlarını işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4 maddesindeki ve 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesindeki düzenlemeler karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a ve d bendlerinde yer alan seçenek yaptırımların yerine getirilmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 50/6 maddesi gereğince hükmedilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümlerde yer alan 5237 sayılı TCK’nın 50/6 maddesinin uygulanmasına ilişkin parağrafların çıkarılarak diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya … ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Rızaya aykırı olarak girme veya … ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar. sinema,tiyatro, otel, bar, hastane, örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara … haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK.md. 6 da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda; hırsızlık yapmak amacıyla Kırklareli Kırkşehitler İlköğretim Okulu’na açık olan penceresinden giren suça sürüklenen çocuğun “geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal” suçun işlediği iddia olunan somut olayda: Kamuya açık bir yer olması karşısında konut veya işyeri olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle de unsurları oluşmayan “işyeri dokunulmazlığını ihlal” suçundan beraat verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde “mahkumiyet” hükmü kurulması,
Bozmayı gerekirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.