YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19586
KARAR NO : 2013/1595
KARAR TARİHİ : 30.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanığın,SS.Bilge Arıkent Konut Yapı Koop.’nin yöneticisi veya yetkilisi olmadığı halde,böyle bir kooperatif kurduğunu inşaatının devam ettiğini söyleyip inşaatı müştekilere göstererek kooperatife üye olmalarını istediği,katılanın,eşinin üye olması karşılığında sanığa elden 19000 TL verdiği, ve sanık tarafından düzenlenerek imzalanan 05.07.2005 ve 23.07.2005 tarihli makbuzları ve 05.07.2005 tarihli ortaklık senedini aldığı ancak eşinin kooperatife üye yapılmadığının iddia edildiği somut olayda;sanığın savunmalarında katılandan 19000 TL’yi kooperatifin başkanı olan …’ın verdiği yetkiye dayanarak aldığını ve adı geçen makbuzları düzenleyerek verdiğini savunması karşısında,dosyadan kooperatif başkanı olduğu anlaşılan …’ın tanık olarak dinlenilerek sanığa bu konularda yetki verilip verilmediği sorularak sonucuna göre dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Ceza Genel Kurulunun 08/06/2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesinde bulunan, “değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda,sanık tarafından hazırlanarak katılana verilen özel belge kabilinden olan belgelerin katılana aynı anda veya değişik zamanlarda verilip verilmediği dosya kapsamından ve beyanlardan anlaşılmaması karşısında;katılana ve sanığa belgelerin hangi tarihlerde verildiği sorularak sonucuna göre özel belgede sahtecilik suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.