YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22977
KARAR NO : 2013/6682
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın işletmeciliğini yaptığı Özel Kız Öğrenci Yurdunda muhasebe işlerine bakan sanığın aynı zamanda para tahsil etme yetkisininde bulunduğu, bu çerçevede yurtta kalan öğrencilerden tahsil ettiği paranın bir kısmını muhasebe kayıtlarına aktarmayarak mal edindiği, yine işyeri için katılan tarafından alınan ve kullanması için kendine teslim edilen iki adet dizüstü bilgisayarı izinsiz alıp götürdüğü olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık tarafından, 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle, katılandan, değişik tarihlerde ayrı ayrı birden fazla kez menfaat temin edilmesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2.maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 83 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 1660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 155/2.maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2.maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezasının günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.