YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13403
KARAR NO : 2013/1663
KARAR TARİHİ : 30.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; katılanın aracı ile seyir halinde iken yaya olan sanıkla yol verme meselesi yüzünden tartıştıkları, bu sırada sanığın katılana yumrukla vurarak yaraladığı, aracına tekme atmak suretiyle zarar verdiği sabit olmakla, mala zarar verme ve kasten yarama suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak ,
Kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarıyle ilgili olarak, sanığın yaya olarak eşiyle birlikte karşıya geçmek istediği sırada katılanın ters istikametten aracı ile gelmesi sonucu aralarında tartışma yaşandığı yönündeki savunması karşısında, bu hususta olay yerinde bulunan sanığın eşi, katılanın yanında bulunan akrabaları Hacer İnce, Yasin İnce ve …’nin tanık olarak dinlenip beyanlarına göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de ;
Kasten yaralama suçuyla ilgili olarak, 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı,
Sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçunda dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılan suça sürüklenen çocuk, müdafii yada yasal temsilcisinden sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı “müştekinin şikayetçi olması ve zararın karşılanmamış olması” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK.nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/01/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.