YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4482
KARAR NO : 2013/9035
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte,… ile … futbot takımları arasındaki müsabakayı… İlçesinde bir internet cafede izlemek için anlaştıkları bu nedenle…İlköğretim Okulunun bahçesine toplandıkları, okulun bahçesinde bulunan okula ait ve kamu malı niteliğinde olan bankı “Biz…lıyız, …yi de böyle yakacağız” diyerek bank üzerinde biriktirdikleri gazeteleri tutuşturup bankı yaktıkları anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun eyleminin nitelikli mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verileceğinden, CMK’nun 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan açıklanması, bunun yanında kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, TCK’nın 152/2-a maddesi gereğince cezasında ½ oranında artırım yapılması ve suça sürüklenen çocuğun hükümden önce zararı karşılaması nedeniyle TCK’nın 168/2 maddesi uyarınca cezasında 1/2 oranında indirim yapılmasına rağmen, hükmün açıklanmasına karar verilirken hüküm fıkrası değiştirilmek suretiyle, TCK’nın 152/2-a maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında artırım yapılması, TCK 168/2 maddesinin koşulları bulunmadığından uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.