Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18662 E. 2013/2743 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18662
KARAR NO : 2013/2743
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Olay tarihi öncesinde katılanların ikamet ettiği köye giderek ismini Ahmet olarak beyan edip kendisini Tavşanlı ilçe merkezinde Devlet Hastanesinin arka sokağında dükkanı bulunan camcı esnafı olarak tanıtan sanığın, köylülerin … işlerini gördükten ve aralarında belli bir güven duygusu oluşturduktan sonra kurban bayramı arefesinde tekrar köye giderek yaklaşan bayram nedeniyle kurbanlık hayvan almak istediğini söylediği, bu şekilde katılan …’ten 80 TL kapora vererek 2.450 TL değerinde 2 adet, ertesi gün ise yine katılanlardan … ve …’in yanına giderek 200’er TL kapora bırakmak suretiyle 1.700 TL ve 4.750 TL karşılığında 5 adet büyükbaş hayvan daha alarak ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda; ismi ve mesleği konusunda baştan beri yalan söyleyen sanığın ayrıca köye esnaf olarak gelip giderek katılanlar nezdinde güven duygusu oluşturup, kendisini Tavşanlı ilçe merkezinde dükkanı olan zengin bir esnaf olarak tanıtarak hileli davranışı ile katılanların rızasını fesada uğratıp paralarının ödeneceği yanılgısını yaratarak teslimini sağladığı hayvanlar sebebiyle, ödediği kaporalar dikkate alındığında katılan …’ten 2.370 TL, katılan …’ten 1.500 TL, katılan …’ten 4.550 TL haksız menfaat temin etmekten ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCY.nın 53.maddesindeki hak yoksunlukları süresinin a,b,d,e bentleri bakımından infazın tamamlanmasına kadar, c bendi bakımından ise koşullu salıvermeye kadar olduğu gözetilerek uygulama yapılması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık hakkında verilen cezanın TCK’nın 58/6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün karar yerinde belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak, aleyhe temyiz istemi bulunmayan sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurul kararı kapsamında sanığın lehine olan “adli sicil kaydındaki tekerrüre esas Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2003 tarih ve 2001/4 esas 2003/20 karar sayılı ilamı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” fıkrasının eklenmesi suretiyle, diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.