YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2020
KARAR NO : 2021/8807
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 18/12/2017 tarih, 2015/5832 Esas ve 2017/11740 Karar sayılı ilamında özetle; dava dilekçesinde ayrıştırma yapılmadığı için her zarar kalemi için eşit miktarlar üzerinden talepte bulunulduğu kabul edilerek davacıların tedavi gideri ile geçici işgöremezlik zararı talepleri için de değerlendirme yapılıp hüküm tesis edilmesi; yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğuna geçen tedavi giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK’nın davaya dahil edilmesinin sağlanmasıyla yargılamaya devam edilip tedavi giderleri yönünden bir karar verilmesi; davacı … için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 43.471,03 TL, … için 13.523,93 TL. olmak üzere toplam 56.994,96 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı …, sigorta limiti ile sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsiline; davacı … için 805,00 TL, davacı … için 2.439,60 TL. tedavi gideri tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar …, … ve dahili davalı …’ndan tahsiline; davacı … için 12.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den tahsiline; davacı … yönünden önceki hükümde belirlenen manevi tazminat için bozma bulunmadığından ve bu yönden hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, davaya konu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanmayıp trafik kazasından (haksız fiil) kaynaklanan zararın giderilmesine ilişkin olduğu ve dahili davalı SGK Başkanlığı’nın sorumluluğunun da 6111 sayılı Kanun’dan kaynaklandığı dikkate alındığında, mahkemenin davada görevli olmasına; 6111 sayılı Kanun gereği yasal hasım haline gelen SGK Başkanlığı’nın davaya dahil edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, (aşağıdaki bentte belirtilen yön dışında) davaya konu edilen belgeli tedavi giderlerinden SGK Başkanlığı’nın sorumlu olmasına göre, dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dairemizin önceki bozma ilamı ile, davaya konu belgeli tedavi giderleri bakımından yasal hasım haline gelen SGK Başkanlığı’nın davaya dahil edilmesi gereğine vurgu yapılmış; bozmaya uyan mahkeme, SGK Başkanlığı’nın dahili davalı olarak davada yer almasını sağlayarak yargılamayı sürdürmüştür. Ne var ki, SGK Başkanlığı “dahili davalı” olarak davada yer aldığı halde, mahkeme gerekçeli kararının karar başlığına “davalı” olarak yazılmıştır. Belirtilen bu yanılgı, mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata gibi görünmekle birlikte, davaya konu edilen zarar kalemleri arasında maluliyet tazminatı ve tedavi giderlerinin bulunduğu; mahkeme hükmünün 1.bendinde hüküm altına alınan maddi tazminattan tüm davalıların sorumlu tutulduğu (SGK Başkanlığı karar başlığında davalı olarak yazıldığı için de bu bentteki maddi tazminattan diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğu izlenimi yaratacak biçimde tereddüt yaratıcı hüküm oluşmasına neden olunduğu) hususları dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekli görülmüştür.
SGK Başkanlığı’nın sadece belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğuna ilişkin değerlendirme yapılması gereği önceki bozma ilamında belirtildiği ve mahkeme kararının gerekçesinde de SGK Başkanlığı’nın sadece anılan giderlerden sorumluluğunun kabul edildiği belirtilmiş olmasına rağmen, karar başlığında SGK Başkanlığı’nın davalı olarak yazılması ve hükmün 1.bendindeki maddi tazminattan (maluliyet tazminatı) da sorumlu olduğu izlenimi yaratacak biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme gerekçeli kararının karar başlığındaki “3 nolu davalı: SGK Başkanlığı” ifadesinin çıkartılarak yerine “dahili davalı: SGK Başkanlığı” ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.