Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23351 E. 2013/6972 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23351
KARAR NO : 2013/6972
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Diyarbakır Bismil İlçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine pamuk üreticilerinin 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine yönelik Landsat uydu görüntülerinin incelendiği, üreticilerin beyanlarındaki bilgileri içeren ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parseller uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, üreticilerin beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği, üreticilerin alınan ifadelerinde bu defa beyan ettikleri yerler dışında pamuk ektikleri yerleri göstermeleri nedeniyle suç kastının tespiti açısından üreticilerinin ektiklerini iddia ettikleri yerlerin kadastro görevlileri tarafından GPRS ile ölçümü yapıldığı, ÇKS ve PKS (prim kayıt sistemi) kayıtları ile Kadastro ve Tarım İl
Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarının müştereken değerlendirilmesi neticesinde; sanığın toplam 88.000 m2 metrekarelik alanda pamuk üretimi yaptığını beyan etmesine rağmen 50.898 metrekarelik alanda pamuk ektiğinin tespit edildiği, beyan edilen alan ile fiilen ekim yapılan alan arasında 37.102 metrekarelik fazla beyanının bulunması nedeniyle 4.945,10 TL haksız destekleme primi aldığı iddia edilen olayda; sanık savunmasında arazideki ekimleri ve doğrudan gelir desteği işlemlerini vekaletle kendisi adına babası tarafından yürütüldüğünü beyan etmesi, İlçe Tarım Müdürlüğünden işlemlerin vekaletle sanığın babası İbrahim Kılık tarafından yürütüldüğü şeklinde cevabi yazı alınması karşısında suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesine dayanan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2009 gün ve 2009/172-26 sayılı kararında açıklandığı üzere, mahkemece kararın verildiği oturumda hazır olan sanık müdafiine son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak CMK’nın 216/1 maddesine aykırı davranılması.
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.