Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/991 E. 2013/14943 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/991
KARAR NO : 2013/14943
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, başka bir diş hekimi aracılığı ile kızının dişlerinin tedavi için diş hekimliği yapan katılanın muayenehanesine gittiği, tedavi süreci içerisinde katılan ile tanıştıkları, sohbetleri sırasında katılanın işini büyütmek ve yeni aletler almak istediğini öğrenen sanığın, kendisini emekli savcı olarak tanıtıp icra dairelerinde hatırı sayıldığından bahsettiği, … Adliyesinde bir diş hekiminin hekimlik malzemelerine icraca el konulduğunu, bunların satılacağını, hesaplı bir şekilde alabileceği hususunda yalanlar söylediği, yalanını inandırıcı kılabilmek içinde bir yerlerden çektirdiği diş hekimliği aletlerinin fotoğraflarını icrada satılacak aletler olarak katılana gösterdiği, katılanın bunları beğenmesi üzerine de bunları alabilmek için önce 1.000,00 TL yatırmak gerektiğini söyleyerek katılandan 1.000,00 TL’yi aldığı, akabinde de malları alacağını söyleyerek hesabına 24.640 TL parayı yatırttığı, ancak katılana herhangi bir mal vermediği
olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.