YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15089
KARAR NO : 2021/10600
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar tarafından talep edilmiş davalı … vekilince de duruşma olmakla duruşma için tayin edilen 15/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … İnci geldi davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı … tarafında trafik sigortalı motorsiklet ile plakası tespit edilemeyen aracın çarpışmasıyla oluşan kaza sonucunda, motorsiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp % 7 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 28.02.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 71.045,10 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili; kusur ve maluliyet ile zararın kapsamına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; kusur oranında zarardan sorumlu olduklarını, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 56.802,18 TL. sürekli işgücü kaybı, 6.351,72 TL. geçici işgöremezlik ve 7.891,20 TL. geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 71.045,10 TL. tazminatın 05.12.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen karara davalılar vekilleri tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalılar vekillerinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, Antalya C. Başsavcılığı’nın 2018/7052 Soruşturma sayılı dosyasında verilen 19.03.2018 tarihli daimi arama kararı ile meçhul aracın kazaya karıştığı tespit edildiğinden, davalı …’nın sorumluluğunu gerektirir kaza bulunduğu kabulünün yerinde görülmesine; davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre belirleyen 05.11.2018 tarihli uzman doktor bilirkişi heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme
süresine ilişkin geçici işgöremezlik zararının ve geçici bakıcı ihtiyacından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına; davacının yaralanmasının niteliği de dikkate alındığında, müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek bir halin bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK’nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacının yolcu olduğu aracın sürücüsü ile meçhul karşı araç sürücüsünün kazadaki kusur durumlarının belirlenmesi bakımından herhangi bir araştırma yapılıp rapor alınmadığı; davacı yolcu olduğu için kazaya karışan araç sürücüleri bakımından müteselsil sorumluluğun cari olduğu ve davacının müteselsil tahsil talepli dava açtığı gerekçesiyle, toplam tam kusur üzerinden hesap edilen tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir. Anılan bu karara kusur raporu alınmayışı ve sigortalı araç sürücüsünün kazada hiç kusuru bulunmadığı belirtilerek, davalı …Ş. vekili tarafından itiraz edildiği halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da, kusur konusunda bir araştırma ve gerekçelendirme yapılmadan karar verilmiştir.
Olaya ilişkin kaza tespit tutanağında; kontrolsüz dörtlü kavşak başında tahmini çarpışmanın yaşandığı şeklinde işaretleme yapılıp kusur belirlemesi yapılmadığı; ceza soruşturması kapsamında da herhangi bir rapor alınmadan dosyanın daimi aramaya alındığı görülmektedir. Olaya karışan her iki araç sürücüsü ve bu araçların ilgilileri arasında müteselsil sorumluluk geçerli olmakla birlikte, araçlardan birinin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığı durumda … poliçesini düzenleyen sigortacının sorumluluğunun doğmayacağı da açıktır. Bu itibarla, kusur konusunda yapılan inceleme eksiktir.
Açıklanan nedenlerle; konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası, saptanan olay yeri özellikleri dikkate alınarak kazada davacının yolcu olduğu araç sürücüsü ile meçhul araç sürücüsünün kusur oranlarının belirlenmesi için gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (davalı … tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespiti halinde davalıların zarardan müteselsilen sorumlu tutulması; aksi halde … Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanması nedeniyle iyileşme süresi için tespit edilen geçici bakım ihtiyacından doğan zararın da giderilmesini istemiş; karara esas alınan 05.11.2018 tarihli uzman doktor bilirkişi heyeti raporunda davacının bakıcı ihtiyacı
süresi 2 ay olarak saptanmış; karara esas alınan 11.02.2019 tarihli aktüer raporu içeriğinde bu 2 aylık süre için bakıcı gideri hesaplandığı belirtilmiş olmasına rağmen, kaza tarihi olan 03.12.2017 ile 03.04.2018 arası dönem için (4 aylık) bakıcı gideri hesap edilmiş ve saptanan 7.891,20 TL. bakıcı gideri hüküm altına alınmıştır.
Bakım ihtiyacı süresi uzman doktor heyeti tarafından 2 ay olarak belirlenmiş olduğundan bu süre için hesap yapılması gerektiği halde 4 ay için hesaplama yapan aktüer raporu bakıcı gideri hesabı yönünden hatalı olup, bu rapora göre karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; İHH kararının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …Ş. yararına, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, her iki davalı yararına BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 20/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.