YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25372
KARAR NO : 2013/8958
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Mağdur …’ın, tanık Yılmaz’dan haricen satın aldığı kamyonunun birikmiş vergi borçlarını yatırması ve bu işleri takip etmesi için trafik takip işleri yapan sanığa 1.100 TL verdiği, ancak sanığın kamyonun vergi borçlarını yatırmadığı, bunun üzerine mağdurun sanığa ait büroya gittiği, sanığın mağdurdan aldığı bu parayı geri vermek için keşidecisi “…Maden Sanayi Tic. Şti.” olan 4.200 TL bedelli sahte bir çeki tanık Yılmaz’a verdiği, parayı tahsil etmesini, mağdur …’a 1.100 TL’sini vermesini kalanı da kendisine vermesini istediği, tanık Yılmaz’ın çeki tahsil etmek için bankaya götürdüğünde sahte olduğunun anlaşıldığı ve bu şekilde sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sahtecilik suçlarında belgenin aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığını belirlemek görevi mahkemeye ait olduğundan, suça konu belgelerin aslı getirtilip incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda aldatma yeteneğinin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile suça konu belge aslının denetime olanak tanıyacak şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu için adli para cezası öngörülmediği halde, ayrıca adli para cezasına hükmedilmesi,
3- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, suçun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin gereği olarak tevdi veya teslim edilmiş eyşa hakkında işlenmesi gerektiği, somut olayda ise, trafik takipçiliği yapan sanığın mağdura ait kamyonun vergi borçlarını yatırmak için mağdurdan 1.100 TL para almasına rağmen vergi borçlarını yatırmamaktan ibaret eyleminde, hizmet ilişkisinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanmadan yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 12 tam gün olarak tayin edilmesi,
5- 5237 Sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanması sırasında, hak yoksunluklarının ne kadar süreyle uygulanacağının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.