Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9946 E. 2013/19609 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9946
KARAR NO : 2013/19609
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir.Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez.Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta
süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Somut olayda;
Sanığın daha önce Niğde ilinde kaza yapmış kamyoneti Baykan- Kozluk karayolu üzerinde tek taraflı maddi hasarlı kaza yapmış gibi kaza pozisyonu hazırlayıp jandarmaya ihbar ederek soruşturma işlemleri başlatılmasını sağladığı kasko şirketine isimsiz olarak yapılan hasar ihbarı sonucu hasar dosyasının açıldığı belirtilerek sanığın dolandırıcılığa teşebüs ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında;
Araç üzerindeki hasarları inceleyen bilirkişinin aracın sol ön ve kupa arasındaki hasarların yeni olduğunu belirtmesi sanığın iligili sigorta şirketine olayla ilişkin belgeleri sunmadığından yüklenen dolandırıcılık suçunun suçun icra hareketlerinin başlamadığının anlaşılması karşısında sanığa yüklenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun işlendiği sabit olmadığı siğorta bedelini almak için dolandırıcılığa teşebbüs suçunun unsurları oluşmadığından beraatına yönelik kararlarda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; O Yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.