YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29381
KARAR NO : 2013/19841
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Müteveffa … …’nın, kızı olan mağdure Nurcan’a bir araba alıp üzerine tescil ettirdiği, mağdurenin babası ile arasının açılması nedeniyle aracı almadığı ve müteveffa … tarafından kullanılarak katılan sigorta şirketine kasko ile sigorta edildiği, müteveffa …’nın 29.04.2007 tarihine trafik kazası geçirmesi üzerine katılan sigorta şirketine müracaatta bulunduğu ve aracı tamir etmesi için yeğeni olan sanık …’un tamirhanesine bıraktığı, sanık …’un aracı tamir ettikten sonra … 2. Noterliği’nce düzenlenmiş mağdurun sanığı vekil atadığını gösterir hususi vekaletnameyle katılan sigorta şirketinden mağdur … adına 4.816 TL’yi tahsil ettiği, müteveffa …’nın olay tarihinden sonra öldüğü, mağdure Nurcan’ın trafik kazasını ve adına para çekildiğini öğrenmesi üzerine katılan sigorta şirketine müracaat ettiği ve yapılan araştırma sonucu sanık tarafından kullanılan vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın sahte vekaletnameyle mağdure adına katılan şirketten hasar bedelini tahsil ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; bilirkişi raporuna göre vekaletname üzerindeki sanığa ve mağdureye ait imzaların, müteveffa …’ya, mağdureye veya sanığa ait olmadığının tespit edilmesi, sahte vekaletnamenin müteveffa … tarafından da oluşturulmuş olabileceği, sanığın da suçlamayı kabul etmemesi karşısında, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.