YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26235
KARAR NO : 2013/19358
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’nün, halası olan diğer sanık …’ya ait halı yıkama atölyesinde fiilen çalışmadığı halde, gerçekte çalışıyormuş gibi yapılarak, sigorta bildiriminde bulunularak sigorta yaptırıldığı, yapılan denetimde, sanık Fliz’in, söz konusu işyerinde fiilen çalışmadığının belirlendiği, sanığın bu şekilde kurumun tedavi ve sağlık imkanlarından da yararlanarak, sanıkların, kurumu 1.354.18 TL zarara uğratmak suretiyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıklar ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanık …’in, belirtilen dönemde, fiilen işyerinde çalıştığı, denetim yapılan işyerinin, sanık …’ye ait olan, fakat sanık …’in çalıştığı yerden başka bir yer olduğu, sanık …’in, belli bir süre çalıştıktan sonra 17/09/2009 tarihinde doğum yapması nedeniyle bir süre işe gelemediği, bu nedenlerle sanıkların suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.