Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66142 E. 2013/10975 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66142
KARAR NO : 2013/10975
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve sanık … hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’ün … PTT müdürlüğünde görev yaptığı sırada babası … …’ın 01.01.1999 tarihinden itibaren Bağ-kur sigortalısı olması nedeni ile bu tarihten sonra aynı kurumda sağlık yardımından istifade ettirilmesi gerekirken 13.04.2000-21.12.2005 tarihleri arasında … … adına sağlık karnesi çıkartarak 435.155 TL’lik sağlık harcaması yapılmasına ve bu suretle katılan idareninin zarara uğramasına sebebiyet verdiği; … PTT merkez şefi olarak görev yapan ve emekli olan sanık … …’in aynı şekilde üvey annesi …’u tedavi yardım beyannamelerine dahil ederek adına sağlık karnesi çıkartıp 09.05.1996-19.08.2005 tarihleri ararsında … adına 2.601.46 TL’lik sağlık harcaması yaptığı ve bu suretle katılan idareyi zarara uğrattığı, … PTT merkez eski müdürü olarak görev yapan sanık …’ün diğer sanıkların usulüne uygun olmayan işlemleri sırasında gerekli incelemeleri ve araştırmaları yapmayarak ihmali ile atılı suçları işlemelerine sebebiyet verdiği,
böylece sanıklar … ve …’in nitelikli dolandırıcılık sanık …’ın ise görevi kötüye kullanma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanıklardan …’ün babası … …’ın Bağ-Kur tarım sigortalısı olmasına rağmen kendi sağlık yardımından yararlandırmış ise de … …’ın Bağkura pirim borcu bulunmasından dolayı hiç bir şekilde sağlık karnesi verilemeyeceğine dair mevcut yasal düzenlemeler karşısında sanığın, babasını sağlık yardımından faydalandırmasının dolandırıcılık kastını taşımadığı; sanıklardan … …’in Köyceğiz Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile … tarafından evlat edinildiği, evlat edineni … herhangi bir sağlık yardımından yararlanmadığı, aralarında mahkeme kararıyla da olsa evlat ilişkisi bulunan annesi … adına sağlık yardımından faydalanması amacı ile sağlık karnesi almasında dolandırcılığa konu olacak şekilde her hangi bir hileli davaranışının bulunmadığı, yanlışlığın ortaya çıkmasından sonra ise kurum zararının sanık tarafından karşılandığı, kurumun gerekli kontrol yapılmadan sanığın evlat edineni adına sağlık karnesi alıp sağlık yardımından yararlandırılması eyleminde sanığın suç kastının bulunmadığı; sanık …’ün ise … PTT müdürlüğü görevini yaptığı sırada ve kendisi göreve başlamadan önce diğer sanıkların yakınlarına sağlık karnesi verilmesinde sanıkların başvurularını daha önceden yapmış olmaları, sağlık karnelerinin yenilenmesi sırasında müdürün yeniden inceleme ve araştırma yükümlülüğünün bulunmaması ve sanığın suç kastının bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki “nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen beraat kararına yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 14.09.2010 tarihinde öldüğünün UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.