YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23753
KARAR NO : 2013/7193
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…,… Şubesi nezdindeki şahsi hesabından 17.10.2007 tarihinde keşide edip sanığa verdiği … seri no.lu çek yaprağının sanığın iradesi dışında cirosuz olarak elinden çıktığı savunmasının doğru olmadığı, önceden tanıdığı katılana var olan borcuna karşılık hazır vaziyette “kendi yazı-imza karakteri dışında başka bir karakterle yazıp-imzalayarak sahte ciro ile katılana verip, sonrasında bedelini ödememek için Trabzon Başsavcılığına şikayette bulunmak”, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden 17.10.2007 tarihinde tedbir kararı almak suretiyle haksız yarar sağlamaktan ibaret eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Önceden doğmuş borçtan dolayı suça konu çekin verilmesinde yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı 16.04.2008 tarihli ekspertiz raporu nazara alındığında birinci ciranta yazı-imzasının sanığa ait olmadığının belirlenmesi karşısında atılı “resmi belgede sahtecilik” suçunun sanık tarafından işlendiğinin dosya kapsamı itibariyle sabit olmadığı bu nedenlerle yüklenen suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılalamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin atılı suçların oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat hükümlerinin ONANMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.