YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11616
KARAR NO : 2013/4808
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ün yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’un çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, atılı diğer suçtan beraatine, sanık …’in çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.05.2009 gün ve 2007/551 Esas, 2009/270 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri, mağdur vekili ve katılan … (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdura atanan zorunlu vekilin hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda, araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’ün katılan ve mağdur vekili Av. …’ın da katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek gereği düşünüldü:
Mağdurun Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden aldırılan 11.12.2006 tarihli raporunda, hafif derecede zeka geriliği bulunduğu, mazur kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabileceği, cinsel istismara karşı ruhsal bakımdan karşı koyma gücüne muktedir olduğu ve ruh sağlığının bozuldu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 07.09.2007 tarihli raporunda ise orta düzeyde zeka geriliği bulunan mağdurun olayın hukuki anlam ve sonuçlarını idrak edemeyeceği, mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılabileceği ve ruh sağlığının bozulmadığının belirtilmesi, mağdurun, sanıkların eylemlerinin niteliğine yönelik anlatımlarının soruşturma ve kovuşturma aşamasında çelişki göstermesi karşısında, suç tarihinde çocuk olan mağdurun muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi de bulundurulmak suretiyle yasaya uygun oluşmuş kuruldan yeniden raporunun aldırılarak ruh sağlığının bozulma olup olmadığı, zeka düzeyine göre beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği saptanarak sanıkların hukuki durumlarının tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olup, manevi zararı kapsamadığı ve olayda mağdurun dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık … hakkında mağdurun maddi ve manevi zararını gidermediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar değerlendirilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri, katılan mağdur vekili ve katılan … (SHÇEK) vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.