Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1301 E. 2013/15049 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1301
KARAR NO : 2013/15049
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, Suç uydurma (Suç vasfı değişikliğiyle Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2) Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, … plaka sayılı araç ile … …’te bulunan … firmasına ait gümrük malı olan 19.585 litre yakıtı Kuzey Irak …’e götürmek üzere yola çıktığı, … … karayolunun 2. km’sinde tankerin vanasının sızıntı yapması nedeniyle akaryakıtın zayi olduğunu jandarmayı arayarak bildirmiş ise de alınan bilirkişi raporlarına göre … yolunda durduğu saat ile akaryakıtın boşaltıldığı saat arasında belirttiği gibi akaryakıtın tamamının boşalmasının mümkün olmadığı bu nedenle yaklaşık olarak 13.220 kg akaryakıtı kaçağa sarf ettiği şeklinde gerçekleşen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında zararı gidermemiş olduğundan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığının gerekçede belirtilmiş olmasından dolayı tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.