YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8444
KARAR NO : 2022/831
KARAR TARİHİ : 22.02.2022
İlk Derece Mahkemesi : Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2017 tarih ve 2017/56 – 2017/160 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek
Hüküm : TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 3, 4, 5/1. maddeleri, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükmün, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle, sanık hakkındaki suça ilişkin olarak;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suçun adının “Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” yerine “Silahlı terör örgütüne üye olma”
olarak gösterilmesi ve gerekçeli kararın 28. sahifesinde sanığın adının “tutuklu sanık …” şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
1-Dairemizce kabul gören CGK. 21.06.2011 gün ve 8/261-141 kararında açıklandığı üzere; suçun iddianamede gösterilen niteliğinin değişmesi halinde sanığa ek savunma verilmesi 1412 sayılı CYUY’nın 258. maddesinde düzenlenmiş, 01 Haziran 2005 tarihinde 5271 sayılı CYY’nın 226. maddesinde de benzer bir düzenleme getirilmiştir. CYUY’nın 258. maddenin; “İddianamede gösterilen suçun temas ettiği kanun maddelerinde belirtilen cezadan daha az bir ceza verilmesini gerektiren hallerde sanık, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmez veya davetiye tebliğ edilemez ise bu maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz” şeklindeki son fıkrası hükmüne CYY’nın 226. maddesinde yer verilmemiş, böylece iddianamede gösterilen suçtan daha az ceza verilmesini gerektiren hallerde bile sanığa veya müdafiine mutlaka ek savunma hakkı tanınması kabul edilmiştir. Bu husus yeni usul Yasasında savunma hakkının daha da güçlendirilmesine ilişkin yaklaşımın bir sonucudur.
Tüm bunların ışığında somut olay incelendiğinde; iddianamede “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun uygulama maddesi olan TCK’nın 314/2. maddesi gereğince sanığın cezalandırılması talep edilmiş, esas hakkındaki mütalaada da aynı yönde görüş beyan edilmiş ancak mahkemece suçun niteliğinin değişmesi nedeniyle “Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesi gereğince hüküm kurulurken sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise;
İlk derece mahkemesince “sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine (hesabında 0,30 TL gibi cüzi bir miktar para bulunmasına karşın) 2014 yılı Şubat ayında yaklaşık 8.500 TL para yatırdığı, sonraki dönemlerde belirgin bir şekilde paranın çekilerek yine 0,34 TL ye düştüğünün kabul edilmesi” şeklinde, dava dışı Ahmet Karabıyık’a ait hesap hareketleri olduğu anlaşılan ve sanığın dosya kapsamında bulunan banka hesap hareketleriyle örtüşmeyen gerekçeye yer verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.