YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3556
KARAR NO : 2013/10850
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’nın bir başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu yer talimat mahkemesinde yapılan sorgusunda bildirdiği tahliye edilmesi halinde bulunacağı adresi yerine, önce bir başka adresine ardından MERNİS adresine yapılan tebligatlar sanığın bilinen son adresi olmadığından, yapılan usulsüz tebligatlar sanık aleyhine sonuç doğurmayacak olup, sanığın öğrenme üzerine 05/12/2012 tarihinde yaptığı temyiz inceleme başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek, şikayetçi …’nun …’de bulunan bir un fabrikasından satın aldığı unu, İzmit’te kararlaştırılan esnafa teslim etmek üzere kamyonu ile nakliyatçılık yapan sanık … …’nın kamyonuna yükleyip, teslim yerine götürmeyip bir başka yere satarak bedelini haksız olarak almaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Şikayetçinin suç ihbarı dilekçesine eklediği sanığın isminin yazılı olduğu taşıma irsaliyesi fotokopisi içeriğine göre ve sanığın aşamalarda verdiği dilekçeleri ile beyanlarında eşi adına kayıtlı kamyonu ile nakliyatçılık yaptığını belirtmesi karşısında, tebliğnamedeki sanığın nakliyat işi ile iştigal ettiği belirlenemediğinden eylemin 5237 sayılı TCK.nun 155/1 maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu teşkil ettiği gerekçesi ile bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.