Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66655 E. 2013/10851 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66655
KARAR NO : 2013/10851
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan Satılmış ve Hikmet’in diğer sanık …’in yardımı ve yol göstermesiyle önce mağdur …’in işyerine giderek kendilerini sosyal sigortalar kurumundan (SSK) gelmiş müfettiş olarak tanıtıp bir takım işlemler yaptıkları karşılığında bu şahıstan 40 TL aldıkları, aynı amaçla diğer mağdur …’ün işyerine gittikleri aynı şekilde kendilerini tanıttıkları, işlem yapıp para istedikleri ancak bu mağdurun şüphelenip daha sonra veririm şeklinde söylemesi üzerine ayrıldıkları, bu mağdurun durumu polise bildirdiği, ertesi gün gelen sanıkların tedbir almış polislerce yakalandıkları olayda; sanıklara atılı eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … ve sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, diğer hususlar incelenmeksizin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı gözetilerek kazanılmış hakkın korunmasına, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.