YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4367
KARAR NO : 2013/11069
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama, Tehdit, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında hakaret, mala zarar verme, tehdit suçlarından, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıklar hakkında hakaret, mala zarar verme, tehdit ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık …’in bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; somut olayda bu kapsamda herhangi bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, sabıkasız olan sanık … hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden “suçun işlenmesindeki özellikler” denilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi,
b-)Sanık …’in aşamalarda değişmeyen ifadesinde, suçlamaları kabul etmemesi ve diğer sanık …’nın “kardeşim bana talimat vermedi, azmettirmedi“ şeklinde beyanı karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.