YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67789
KARAR NO : 2013/11274
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, şikayetçiden aldığı borç para karşılığında, Türkiye İş Bankası Dinar şubesine ait … seri no’lu suça konu çeki verdiği, keşideci olarak eşi …’in isminin matbu olarak bulunmasına rağmen … tarafından sanığa herhangi bir yetki verilmediği gibi, öncesine dayalı bir rızasının da bulunmadığı, bu şekilde yetkisi olmadığı halde suça konu çeki düzenleyip şikayetçiye vermek suretiyle haksız menfaat temin ederek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanında sanık ve eşinin kendisine çeki birlikte getirdiklerini beyan etmesine rağmen, yargılama sırasında, sadece sanığın çeki getirip
imzaladığını belirtmiş olması ve her iki ifade arasındaki çelişkinin giderilmemesi de dikkate alınarak, katılanın yeninden ifadesine başvurulmak suretiyle söz konusu çelişkinin giderilmesi, bu şekilde …’in, sanığa çek keşide etmesi için muvafakat verip vermediği hususunun kesin olarak tespit edilerek, resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın, suça konu çeki katılanın huzurunda düzenleyip imzalaması nedeniyle, sanığın eşi yerine imza attığını bildiği, sanığın herhangi bir hile kullanmadığı, eşinden vekalet aldığı yönündeki beyanının basit yalandan ibaret olduğu, sanığın katılanın denetim imkanını ortadan kaldırmadığı, katılanın bahse konu vekaletnamenin gerçekte olup olmadığını araştırma gereği duymadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.