YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66366
KARAR NO : 2013/10059
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın Halkbank’tan aldığı ve evini ipotek gösterdiği kredi geri ödemelerinde sıkıntıya düşmesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe uğradığında, durumunu öğrenen arkadaşı-tanık …’in, T.C. Başbakanının yeğeni olarak tanıdığı ve Halkbank Genel Müdürünü ve muavinlerini tanıdığını bildiği arkadaşı olan sanığın bu sorunun çözümünde katılana yardımcı olabileceğini söyleyerek katılanı onun bürosuna götürdüğü, sanığın adı geçen bankada tanıdıkları olduğunu belirtip, hatta tanık …i arayarak sorununu halledebileceğini ancak masraf olacağını belirterek katılandan 60.000 TL para istemesi, katılanın sanığın Başbakanın yeğeni olduğuna, ilgili banka Genel Müdürü ve muavinlerini tanıdığına, böylece sorununu çözebileceğine inandığından ona tanık …ın yanında üzerinde o an bulunan 1.500 TL’yi ve 60.000 TL’lik bonoyu vermesi eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, delil takdirinde hata yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.