YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65426
KARAR NO : 2013/9545
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İstanbul’da bir avukatın yanında çalışan katılanın, 22.7.2007 Genel Seçimler öncesi, bir siyasi partide faaliyet gösteren ve zirai ilaçlar alım-satımı işyerini işleten sanık … ile onun bir kısım hukuki işlemlerinin yürütülmesi sırasında tanıştıkları, sanık …’in de işyerinde sanık …’in şoförlüğünü yaptığı, avukatın bürosunu kapatması sonucu işsiz kalan katılanın, kendisini telefonla arayıp hal-hatır soran sanık …’e durumunu iletip iş bulmasında kendisine yardımcı olmasını istemesini müteakip; Devlet dairesinde onu yerleştirebileceğini vaadederek, bir kısım evrakını hazırlayıp …’ya gelmesi gerektiğini söyleyen sanık …’in, şoförü sanık … ile birlikte hareket ederek 22.10.2007 tarihinde …’ya gelen katılandan harç adı altında elden nakit para almaları sonrasında, 23.10.2007 ilâ 15.11.2007 tarihleri arasında hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen ve aynı işyerinde çalışan sanık … adına PTT havaleleri yoluyla katılandan para almaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar…ve …in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatmanın somut olayda gerçekleşmediği; elden nakit alınan ilk para sonrası PTT havalesi yoluyla birden fazla para gönderilmesinde de kamu kurumunun ödeme vasıtası olarak kullanılması nedeniyle eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu değil “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu nazara alınmadan yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar…ve …in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kararların bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliği gözetilerek hükmü temyiz etmeyen sanık …’na aynı Yasanın 325. madde hükmü uyarınca bozmanın teşmiline, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verlidi.