YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1615
KARAR NO : 2013/14565
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanının yetkili temsilcisi olduğu … Tekstil San. Tic. Ltd. Şti’ne kumaş satan sanıkların, karşılığında borçlusu … Şirketi olan, katılanın şirket adına imzaladığı 28.02.2006 vadeli, 08.03.2006 vadeli ve 15.03.2006 vadeli 2.000’er TL değerinde üç adet senet aldıkları, vadesi gelince senet bedellerinin ödenmemesi üzerine, sanıkların senetlerin borçlu kısmının altına katılan …’in de şahsi olarak borçtan sorumlu olmasını temin etmek amacıyla, kefil yerine “…” ve “aynı adres” yazılarını ilave ederek senetleri icra takibine koymak suretiyle, katılanın evinde haciz yapılmasına neden oldukları iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanıkların savunmalarında, suça konu senetleri senetlerde kefil olarak imzası bulunan ve katılanın birlikte yaşadığı, aynı zamanda işlerini takip eden …’dan düzenlenmiş şekilde aldıklarını, kendilerinin
herhangi bir ilavede bulunmadıklarını beyan ettikleri, 25/03/2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, senetteki “…” ad ve soyad yazıları ile “… aynı adres” yazılarının aynı şahsın elinden çıktığının tespit edildiği, yine soruşturma aşamasında alınan 12/07/2007 tarihli bilirkişi raporuna göre ise, senetlerin ön yüzündeki imza ve yazıların sanıkların eli mahsulü olmadığının belirtildiği, “… aynı adres” yazısının karşısında imza bulunmadığından hukuki bir sonuç doğurmadığı ve … 10. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ödeme emrinin iptaline karar verildiği, bahse konu yazının sanıklar tarafından sonradan ilave edildiğine dair sanıkların inkara yönelik savunmalarının aksine herhangi bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından; sanıkların, atılı dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 01/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.