Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1834 E. 2013/14517 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1834
KARAR NO : 2013/14517
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Katılan vekilinin sanık … hakkında 29.04.2009 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçtiğini açıkça belirtmiş olduğundan 5271 sayılı CMK’nın 243. maddesi uyarınca mağdurun katılan sıfatı düşeceğinden, katılan vekilinin bu sanık yönünden temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın %99 ortağı olduğu halde yetkilisi olmadığı şirket adına katılanla ilaç satımı hususunda şözleşme yapıp karşılık olarak çek aldıktan kısa süre sonra şirketi devredip … Ecza deposu adını alan yeni şirketede ortak ve yetkili olduğu halde katılana ait ilaçları vermeyip çekleri icra takibine konu ederek dolandırıcılık suçunu işlediği belirtilen olayda;
Katılanla sanık arasında ilaç alımı sözleşmesi bulunduğu sözkonusu çeklerin ilaç alımı karşılığında verildiği sözleşmeye kaydedildiğinin anlaşılması karşısında olayın hukuki uyuşmazlık olduğu dolandırıcılık suçu oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.