Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11566 E. 2012/13495 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11566
KARAR NO : 2012/13495
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçun işlendiği zamanın müştekiden sorulmak suretiyle tespitinden sonra sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulama koşullarının tartışılmaması,
2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, aynı Yasanın 116/1(koşulları varsa 116/4). maddesinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2, 59, maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,(koşulları varsa 143),62,53; 116/1,(veya 116/4) 53; 151/1, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları açısından 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, uygulamaya göre sanık yararına olan Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.