Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/27408 E. 2012/19332 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27408
KARAR NO : 2012/19332
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından, sanık … müdafii ile sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanığa atılı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları için öngörülen cezaların türleri ve üst sınırlarına göre; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının, karar tarihi olan 10.03.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
5395 sayılı Yasa’nın 23. ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmış olması karşısında, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hapis cezasından çevrilen adli para cezasının taksitlendirilmesine olanak bulunmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmelerine yer olmadığına karar verilmesi,
2-Adli para cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesi mümkün olmadığı halde, sanık … hakkında hükmolunan adli para cezalarının ertelenmelerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 19.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.