YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27159
KARAR NO : 2021/23112
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK’nın 226/4.maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya toplumun geneli tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Dairemizin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda TCK’nın 226/4. maddesi kapsamında değerlendirilmeyen görüntüler bu kavram içerisinde değerlendirilemeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında; suça konu DVD ve CD’lerle ilgili olarak soruşturma evresinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda “oral, vajinal, lezbiyen, grup, anal, gay, transseksüel, yapay organlarla ilişkisi, hayvanlarla yapılan cinsel davranışlara ilişkin pornografik içerikli filmler olduğu” ifadesi bulunduğu, 03/06/2010 tarih ve 2010/433 esas, 2010/862 sayılı kararda ise “hayvanlarla yapılan cinsel davranışlar içeren pornografik görüntüler olduğunu” kabulüyle sanığın TCK’nın 226/4. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosya içeriğindeki bilirkişi raporu ile hükmün gerekçesi arasında çelişki oluşması karşısında, suça konu DVD ve VCD’ler üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, içeriklerinde çocukların kullanılıp kullanılmadığı, içeriklerinde şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin bir ilişki türü olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 226. maddesi fıkralarından hangisinin uygulanacağı tartışılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
3) CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
4) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.