YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29358
KARAR NO : 2021/21713
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
SUÇ TARİHLERİ : 09/05/2011-16/05/2021
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre, 7226 sayılı Kanun ile 30/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 13/03/2020 ile 15/06/2020 tarihleri arasında sürelerin durmasına, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere sürelerin on beş gün uzamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık …’nun temyiz talebinin süresinde olduğu ve Ceza Genel Kurulu’nun 12/03/2013 gün ve 1515–202 ile 21/12/2010 gün ve 230–264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanunun TCK 123/1, 62/1 ve 52/2 maddeleri gereğince doğrudan verilen 1.500 TL adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, 1412 sayılı CMUK’nın, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak TCK’nın 123/1. maddesinde hapis cezasının öngörüldüğü ve Yerel Mahkemece yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içerisinde kalan doğrudan adli para cezasına hükmedilmiştir. Bu nedenle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ile kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık … ve o yer Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 15/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.