Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2875 E. 2012/3270 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2875
KARAR NO : 2012/3270
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2007 gün ve 2006/163 Esas, 2007/170 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa, mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımlarına ve dosya kapsamına nazaran süregelen eylemleri sırasında 10 yaşındaki mağdura yönelik zor kullanarak mağdurun pantolonunu indiren ve zor kullanarak eylemlerini gerçekleştiren sanığın suçunu 5237 sayılı Kanunun 103/4. maddesinde belirtilen maddi cebirle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, bu madde ile artırım yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki buna ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosyada bulunan onaylı nüfus kaydına göre suç tarihinde 10 yaşı içinde bulunan mağdurun ilk anlatımında sanığın cinsel organının anüsüne duhulünden söz etmediği, diğer anlatımlarında duhulden bahsetmiş ise de, yaşına nazaran mağdurun hoyratça bir basit cinsel istismar eylemini de organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar olarak algılayabileceği, olaydan 20-30 gün kadar sonra alınan … Devlet Hastanesinin 10.12.2005 tarihli raporunda genel cerrah tarafından yapılan rektal muayenede anal sfinkter tonusünün minimal düzeyde azaldığı, %20 kuvvet kaybının mevcut olduğu, bunun dışında anal bölgede ödem, kızarıklık, fissür, kan veya meni izine rastlanmadığı belirtilmekte ise de, bundan bir gün sonra Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünce mağdur hakkında adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda anüs ve sfinkter tonusunun normal
olduğu, akut ya da kronik livata izine rastlanmadığının bildirilmesi karşısında mağdurun livata suretiyle cinsel istismara maruz kaldığı konusunda kesin kanıt elde edilmeyip şüphe lehe yorumlanarak fiillerin zincirleme basit cinsel istismar suçunun oluşturduğunun kabulü ile uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.