Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/7540 E. 2021/15070 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7540
KARAR NO : 2021/15070
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

Mahkemesi : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
No : 2021/52-2021/974
İlk Derece
Mahkemesi : Van 1. İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının davalı yanında 01/05/2006-01/12/2007 tarihleri arasında Kuruma bildirimi yapılmayan hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01/05/2006-30/06/2007 tarihleri arasında asgari ücret ile fiilen ve kesintisiz olarak davalı … bünyesinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Somut olayda, davacının 01.05.2006 tarihinde işe başladığının ve kış aylarında da büro işi yaparak kesintisiz olarak 30.06.2007 tarihine kadar çalıştığının tanık beyanları ile doğrulandığı, kuruma hizmet bildiriminin eksik yapıldığının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı göz önünde bulundurularak, davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esas yönünden reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, dosyadaki eksiklikler giderilmeden, tüm deliller toplanmadan karar verildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Davacının 01.05.2006-01.12.2007 tarihleri arasında davalı işveren yanında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitini talep ettiği eldeki davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı işverenlikçe düzenlenen 22.05.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, talep edilen dönem içerisinde 23.05.2006-01.08.2006 tarihleri arasındaki hizmetlerinin bildiriminin yapıldığı, 1007111.065 sicil sayılı davalı … unvanlı işyerinin 17.05.2006-30.09.2007 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, davacının 22.05.2006 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzaya itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 30.01.2019 tarihli raporuna göre; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede, inceleme konusu 22.05.2006 tarihli işe bildirgesinde davacı …’a atfen atılı imza ile …’ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde kanaat bildirildiği, dönem bordrolarının dosya arasına alındığı ve tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 23.05.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı ve giderek 23.06.2014 tarihinde davanın açıldığı dikkate alındığında hak düşürücü süre kapsamında kalan 01.05.2006-22.05.2006 dönem arası reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.