YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9654
KARAR NO : 2013/3216
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.04.2009 gün ve 2008/191 Esas, 2009/83 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Şube Müdürlüğünün 26.09.2008 tarihli raporunda suça sürüklenen çocuk …’ın, işlediği cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği belirtilmiş ise de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2-3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğunun ve bunun takdiri bakımından da suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporunun aldırıldığının anlaşılması ve aynı yönetmeliğin 20/4. maddesinde ise hakimin bu konuda tam kanaat sahibi olamadığı durumlarda adli tıp uzmanı, psikiyatrist yada zorunlu hallerde uzman hekimden görüş alınacağının belirtilmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayın ortaya çıkış şekline, tanık Mücahit’in anlatımlarına, sanıkların cebir ve tehdit olmadan mağdura yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduklarına dair ikrarı içeren savunmalarına ve tüm dosya içeriğine göre, aynı okulda okuyan ve beden eğitimi dersi nedeniyle boş olan sınıfta oturan mağdurla okul tuvaletine giderek burada basit cinsel istismar eyleminde bulundukları anlaşılan sanıkların eylemlerini cebir veya tehditle işlediklerine dair mağdur beyanı dışında her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden cezalarının TCK.nın 103/4. maddesi uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.