YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2376
KARAR NO : 2013/2723
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2008 gün ve 2007/85 Esas, 2008/24 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 20.12.2012 gün ve 2011/6402 Esas, 2012/13361 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2013 gün ve 2008/139471 sayılı itirazname ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 20.12.2012 gün ve 2011/6402 Esas, 2012/13361 Karar sayılı bozma Kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, CMK.nın 308/2 ve 3. maddesi uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
16.09.1991 doğumlu olan mağdure .. ile sanık arasında yaklaşık 3 yıl süren duygusal bir arkadaşlık bulunmaktadır. Sanık ile mağdure Antalya ili Kaş ilçesi … beldesinde oturmaktadır. Mağdure 15.10.2005 günü sanıkla kaçmış olup aynı gün sanık mağdure ile rızasına dayalı bir kez cinsel ilişkiye girmiştir. Yargılama aşamasında mahkeme herhangi bir talep olmaksızın mağdurenin yaşını araştırmış; Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu 19 Kasım 2007 tarihli raporunda mağdurenin olay tarihinde radyolojik olarak 15 yaşı içerisinde olduğunu ve 15 yaşını bitirmediğini belirtmiştir.
Sanık soruşturma ve yargılama aşamalarında mağdurenin 15 yaşından büyük göründüğünü veya öyle bildiğini bu nedenle yanılgıya düşerek mağdure ile ilişkiye girdiğini söylememiştir. Ayrıca mağdurenin yaşının büyük olduğu da iddia edilmemiştir.
Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını bitirmediği Adli Tıp Kurum 6. İhtisas Kurulu raporu ile sabit olan mağdure ile küçük bir beldede yaşayan ve onunla yaklaşık 3 yıldır duygusal arkadaşlığı bulunan sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmemesinin ve bu nedenle hataya düşmesinin mümkün olmadığı, ayrıca böyle bir savunmasının da bulunmadığı dava dosyasında verilen mahkûmiyet kararının yasaya uygun olduğu kanaatiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi düşüncesindeyim.