YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3
KARAR NO : 2012/2493
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.10.2010 tarihli ve 2010/25121 soruşturma, 2010/14875 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 31.12.2010 tarihli ve 2010/1870 değişik iş sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, kayden 29.08.1995 doğumlu olup suçun işlendiği 01.10.2010 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan ve çocuk sayılan mağdurenin soruşturma aşamasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 236/3. maddesi gereğince psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman kişilerden herhangi birinin hazır bulundurulması suretiyle dinlenilmesi sağlanılmadığı, anılan maddede belirtilen uzman kişilerden herhangi biri hazır bulundurulmaksızın alınan beyanına itibar edilmeyeceği cihetle, mağdurenin şikâyetçi olmadığından bahisle, kovuşturmaya yer olmadığna dair karar verilmesi karşısında itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 04.10.2011 gün ve b.03.0.CİG.0.00.00.04-105-26-53 10-2011/12305/50532 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Basavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Mağdur çocukların veya işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan diğer mağdurların tanık olarak dinlenmesi sırasında CMK.nın 236/3. maddesi uyarınca hazır bulundurulması gereken uzman kişinin görevinin, ifade öncesinden ifade sonuna kadar genel anlamda mağdura psikolojik destek sağlama, ifade öncesinde onu ruhsal yönden hazırlama, psikolojisini güçlendirme, onun etkilenmeksizin kendisini ifade adebilmesini kolaylaştırma, ifade sırasında yaşayabileceği etkilenmeleri anında tespit edip bundan kurtulması için mağdura destek verme, ifade sonrasında ise, mağdurun ifade boyunca hangi psikolojik şartlar altında bulunduğunu ve beyanlarının özelliklerini irdeleyerek, yetkili soruşturma ve kovuşturma görevlilerince bilinmesi beklenmeyecek şekilde teknik ../..
bilgi gerektiren konularda gözlemlerini aktarma benzeri hususlarla sınırlı olduğu, uzman kişinin dosya kapsamındaki olayın oluşuna ilişkin ifadede neler söylemesi gerektiği konusunda mağduru yönlendirme görevi olmadığı gibi, olay tarihi itibarıyla 15 yaşından büyük olduğu anlaşılan mağdurun şahsına sıkı sıkıya bağlı haklarını ne yönde kullanacağı bakımından onu etkileme şeklinde bir vazifesi de bulunmadığı, mağdurun beyanı alınırken uzman kişi bulundurulmaması bir usul eksikliği olmakla birlikte bu hususun mağdurun tanıklık sıfatıyla ilgisi bulunmayan müşteki sıfatıyla şikâyet hakkını kullanması açısından mağdurun beyanına itibar edilmemesi sonucunu doğurmayacağından, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı bu itibarla yerinde görülmediğinden istemin CMK.nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.