Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/239 E. 2011/145 K. 07.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/239
KARAR NO : 2011/145
KARAR TARİHİ : 07.09.2011

Irz ve namusa tasaddide bulunma ve müessir fiil suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; basit cinsel saldırı ve müessir fiil suçlarından mahkûmiyetine dair Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2008 gün ve 2004/337 Esas, 2008/531 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Müessir fiil suçundan kurulan hüküm 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219/3-B sayılı Kanun ile değişik CMUK.nun 305. maddesi uyarınca kesin olup temyizi kabil olmadığından, sanık müdafiin bu suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, temyiz incelemesinin basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Basit cinsel saldırı suçunda zarar gören gerçek kişi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suç tarihindeki lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak usulüne göre uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda lehe yasanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gereğinin gözetilmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 E.2009/13 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda da katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının bulunmadığı ve diğer gerekçelerin de yasal olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.