YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3689
KARAR NO : 2021/7962
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
DAVACILAR : Borçlular : …, …
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Borçluların temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçluların başvurusu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde takibe konu çekte cirolarının üstü çizili olduğundan kendilerine karşı takip yapılamayacağına ilişkin olup, bu hali ile İİK.’nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Dolayısıyla, itiraz hakkında İİK.’nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; borçlunun itirazının, icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, borçlunun isteği üzerine, kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunması koşuluyla alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, takip konusu çekte muteriz borçlu şirketlerin cirolarının iptal edildiği görülmüş olup, buna göre İlk Derece Mahkemesince, borçluların borca itirazı kabul edilerek, İİK.’nun 169/a-5. maddesi uyarınca, söz konusu borçlular hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi ve takip dayanağı çekte borçlu şirketlerin cirosu iptal edilmiş olmasına rağmen alacaklı bu durumu bilerek itiraz eden borçlular hakkında takip yaptığından kötüniyetli veya ağır kusurlu olması nedeniyle İİK’nun 169/a-6. maddesi gereğince alacaklı aleyhinde asıl alacağın %20’si oranında inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemecesince; başvurunun İİK’nun 170/a maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olduğu, takibin iptaline karar verilmesi gerektiği, ancak anılan maddede tazminat öngörülmediğinden tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinaf yoluna başvuranın sıfatı dikkate alınarak itirazın kabulü ile; İİK’nun 169/a-5 maddesi gereğince şikayetçi borçlular hakkında takibin durdurulmasına karar verilmiş olması isabetsizdir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarih ve 2020/583 E. – 2020/947 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2021 gününde oy birliği karar verildi.