Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/3379 E. 2021/7826 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3379
KARAR NO : 2021/7826
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
DAVACILAR : Borçlular : …, …

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; borçluların icra mahkemesine başvurusunda, takip konusu bononun, taraflar arasında akdedilen Arsa payı karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve eki olan protokol nedeniyle verildiği, teminat seneti olduğu ve sair şikayetleri ile takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi’nce, davanın ve birleşen davanın kabulüne, takibin durdurulmasına ve alacağın varlığının yargılama gerektirmesi dolayısıyla tazminat isteminin reddine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalının istinaf isteminin esastan reddine, davacıların istinaf isteminin ise kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacılar yönünden takiplerin durdurulmasına, asıl alacakların %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve davacıların sair istinaf taleplerinin esastan reddine hükmedildiği, kararın davalı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Borçlunun başvurusu, İİK’nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK’nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup; anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, borçlunun isteği üzerine kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunması koşuluyla alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, takibe konu senedin, teminat olarak verildiğinden bahisle borçlunun itirazı kabul edildiğine ve dolayısıyla borca itirazın esasına girilmediğine göre; yukarıda değinilen İİK’nun 169/a-6. maddesinin açık hükmü gereğince, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması doğru değildir.
O halde; İlk Derece Mahkemesi’nin şikayetin kabulüne ve tazminat isteminin reddine yönelik kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçluların da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile borçluların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile borca itirazlarının kabulü ile tazminat yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 18.12.2020 tarih ve 2019/2258 E. 2020/2155 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.