Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/22541 E. 2015/22624 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22541
KARAR NO : 2015/22624
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız şart nedeni ile istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan daire satın aldığını, ödemelerini düzenli olarak yapmasına rağmen, konutun tesliminde gecikme yaşanması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini, toplamda otuz bir adet senedin kendisine iade edildiğini, ancak daire için ödediği 105.994 TL bedelden haksız olarak %5 cezai şart kesildiğini ileri sürerek, 9.500,00 TL cezai şartın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalı ile aralarında akdedilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin feshi sonucunda, daire için ödediği bedelden kesilen %5 cezai şartın davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davanın reddine denilmişken, gerekçede; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken sehven davanın reddine kısa karar yazıldığı, kısa karara dokunulmadığı, ancak davanın kabulü kapsamında davacı lehine yargılama giderleri yazıldığı belirtilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Aksi, Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. Somut olayda karar ile gerekçe arasında açık çelişki yaratıldığı gibi, bu husus infazda da tereddüt yaratacak niteliktedir. Mahkemenin, değinilen bu yönü gözardı ederek, infazda tereddüt yaratacak ve gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki oluşturacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 30.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.