YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4234
KARAR NO : 2021/6453
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi (Müstemir Yetkili)
No : 2020/497-2020/72
Dava, iş kazası sonucunda sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı Niğde 1. Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde, 28/12/2018 gün, 2013/509 Esas -2018/815 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü kararı verilmiş olup, iş bu kararının temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme neticesinde 11/03/2020 gün, 2019/4795 Esas- 2020/2324 Karar sayılı ilam ile kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesi üzerine, davanın esas yönünden yargılaması yapılarak 14/12/2020 tarih ve 2020/497 Esas-2020/72 Karar sayılı kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş bu kararın, davacı ile davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi ve dosyanın dairemize gönderilmesi üzerine, düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı HMK’nun 373/4 maddesi; ”Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü,
Geçici 3/2 maddesi; “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtaya yapılmakta olan temyiz Kanun yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar iki dereceli Kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktadır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ( İş Mahkemesi Sıfatıyla) davanın kısmen kabulü kararı Yargıtay 10. Hukuk Dairesince “ Kurumun açmış olduğu rücu davasının yasal dayanağının, uyuşmazlık konusu somut olayda uygulanması gereken, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi olup; iş mahkemesince verilecek olan kararın temyiz denetiminin Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yerine getirileceği, sigortalı tarafından işverene karşı açılan iş kazasına dayalı tazminat davasının yasal dayanağının 4857 sayılı İş Kanunu ve Borçlar Kanunu olmakla bu tür davalarda verilecek kararların Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından temyizen incelendiği, gerek her iki davanın yasal dayanaklarının, gerekse bu tür uyuşmazlıklarda verilecek kararların temyiz denetim yerlerinin farklılığı dikkate alındığında birlikte görülemeyeceklerinin belirgin olduğu; Mahkemece, her iki dava tefrik edilerek yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerektiği“ gerekçesiyle bozulmuş, Yargıtay dosyadan elini çekmiştir. Bu aşamadan sonra, mahkeme tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen kararla ilgili olarak Yargıtay’ın esas yönüyle herhangi bir denetimi söz konusu değildir.
Bu itibarla, Mahkemenin esas yönünden verdiği ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ”İstinaf” olup, görevli merciinin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 18/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
E.Ü.G.