YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3463
KARAR NO : 2021/6803
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davalı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 5.10.2021 Salı günü davalı vekili Av. İhsan Mert Üstündağ geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusu … A.Ş. aleyhine Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2016/12106 esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, kesinleşen bu takip dosyasında davalı alacaklı tarafından müvekkili adına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca 1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ihbarnamelerin tebliğ edildiği adresin ikamet adresi olmadığını, müvekkilinin tebligatlardan haberi olmadığını ve dava dışı borçlu şirket ile aralarında herhangi bir alacak ve borç ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek, haciz ihbarnameleri nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yersiz açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi’nce tüm dosya kapsamına göre; davacının kimliği hususunun netlik kazanmadığı, davalıya borçlu olmadığına dair ispat yükünü yerine getirecek delil sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacıya çıkartılan 89/1. ve 89/2. haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, 89/3. haciz ihbarnamesinin gönderilmesi şartlarının oluşmadığı, usulsüz tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine istinaden davacı 3. kişinin takip dosyasına borçlu olarak kaydedilmesinin mümkün olmadığı bu anlamda davacı 3. kişinin menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca,
… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/03/2019 tarihli 2017/60 Esas 2019/261 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, dava usulden reddedildiğinden davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamında açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 18. maddesi; “Tebliğ yapılacak şahıs otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemiyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmıyan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal buldurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır” hükmünü içermektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır.
Dosya kapsamından; dava dışı borçlu … A.Ş. aleyhine Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2016/12106 esas sayılı icra takip borcuna istinaden davacıdan olan hak ve alacaklarına haciz konulmasına ilişkin gönderilen ihbarnamelere davacı tarafından süresinde itiraz edilmediği ve davacının borçtan dolayı herhangi bir sorumluluğu ve uhdesinde dava dışı borçluya ait herhangi bir hak ve alacak olmadığını iddia ederek İİK’nun 89/3. maddesine dayanarak 15 gün içinde eldeki menfi tespit istemli davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı 3. kişinin, dava dışı takip borçlusu … A.Ş. de 11/11/2016 tarihli pay devir sözleşmesi karşılığında ortaklığının bulunduğu, bu devir sözleşmesinde ve borçlu şirketin genel kurul toplantı tutanaklarında adresinin bu şirketin adresi olan “ Dörtyol Mahallesi 2056 sokak no 19/1 …” olarak belirtildiği bu anlamda belirtilen adresin davacının bilinen işyeri adresi olduğu, İİK’nın 89. maddesi uyarınca 1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin de bu adrese usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmış; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu adresin otel olması nedeniyle 1. ve 2. haciz ihbarnemelerinin Tebligat Kanunu’nun 18. maddesine aykırı olduğu bu nedenle 3. haciz ihbarnamesi gönderilme şartları oluşmadığından davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın esası incelenmeksizin reddine karar verilmişse de; yukarıda açıklanan 18. maddenin otelde geçici konaklayanlar yönünden uygulanabileceği, davacının otelde ortak olduğu, konaklayan olmadığı, haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun şekilde muhatabın bilinen en son adresinde tebliğ edildiği ve davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın taraflar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise İlk Derece Mahkemesine
gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya geri verilmesine, 13/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.