YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/713
KARAR NO : 2021/5329
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 19/11/2019 gün 2019/2709 Esas-2019/5396 Karar sayılı ilamında; “Dosya içeriğinden; Adli Tıp Genel Kurulundan alınan 06/04/2017 tarihli kusur raporunda; dava dışı hasta…’de düşmeye bağlı suprakondiller humerus kırığı meydana geldiği, bu nedenle genel anestezi altında kapalı repozisyon ve alçı uygulandığı, takiplerde alçının sıkı yapıldığının anlaşıldığı, daha sonra gevşetildiği ifade edilmesine rağmen küçükte gelişen patoloji dikkate alındığında bu gevşetmenin yeterli olmadığı, bu nedenle küçükte sıkı alçı uygulayan ve uygun gevşetmeyi yapmayan Op.Dr….’nün kusurlu olduğu, kusur oranının 4/8 düzeyinde bulunduğu mütalaa edilmiştir. a) Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme her ne kadar ödeme tarihinde gerçekleşmiş olsa da dosya kapsamında ve davacı tarafından ileri sürülen deliller arasında davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediğinin anlaşılmasına göre asıl alacağa ödeme tarihinden dava tarihine kadar faiz yürütülmesi doğru değildir. b) Dava sağlık hizmeti dolayısıyla verilen zarar nedeni ile Devletin ödediği tutarın müteselsil sorumlu davalıya rücuuna ilişkindir. Rücunun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır. Somut olayda, kusur durumu, dava konusu olayın gerçekleşme biçimi, ağır çalışma koşulları ve iş yoğunluğu gözetilerek, tahsiline karar verilen zarar miktarından BK 43-44 maddeleri (TBK. madde 51-52) gereğince uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, açıklanan hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 38.845,62 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle
usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.