Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14307 E. 2021/11067 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14307
KARAR NO : 2021/11067
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarih ve 2020/4229 Esas, 2021/3894 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin dayanak kayıtlarının getirtilmesi ve yapılacak keşifte uygulanarak bu belgelerin dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesi, taşınmazın öncesi çalılık olduğundan eğiminin %12’yi geçmesi halinde orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesi, düşük eğimli olduğu belirlenirse zeytinlik niteliğinde bulunduğunun göz önünde bulundurulması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile dava konusu 1935 ve 1937 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan)16.Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/4229 Esas, 2021/3894 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş olup, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olarak açılmış olup,yargılama sırasında kadastro çalışmaları yapılması ve taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeni ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece, davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların imar planı kapsamında kalıp kalmadıkları araştırılmamış ve taşınmazların dava tarihinden önce kesinleşmiş imar planı kapsamında kalmaları halinde zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının bu tarihe göre değerlendirilmesi gerektiği düşünülmemiş, dava konusu taşınmazlardan 1935 parselin tamamının, 1937 parselin ise bir kısmının otoban yolu üzerinde kaldığı dosya kapsamından anlaşıldığı halde, kamulaştırma haritası ve tutanakları dosya içerisine alınarak bu haritalar uygulanmak suretiyle kamulaştırma kapsamında olup olmadıkları belirlenmemiş, taşınmazlarla ilgili kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmediği gibi davada yararı bulunan Karayolları Genel Müdürlüğünün yöntemince davaya katılımı sağlanmak suretiyle taraf teşkili de tamamlanmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Karayolları Genel Müdürlüğüne husumet yaygınlaştırılarak taraf teşkili sağlanmalı; taşınmazların bulunduğu alanda yapılmış imar planı bulunup bulunmadığı varsa imar planının hangi tarihte kesinleştiği ve taşınmazların imar plan kapsamında kalıp kalmadıkları ilgili beledilerden sorularak açıklığa kavuşturulmalı; taşınmazın bulunduğu yere ilişkim kamulaştırma tutanak ve haritaları dosya içerisine alındıktan sonra, önceki fen bilirkişiden, kamulaştırma evrakları ile kadastro paftası ve kamulaştırma haritasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle, dava konusu edilen bölümlerin kamulaştırılan alan içerisinde mi yoksa tescil harici alan içinde mi kaldığını gösterir ayrıntılı rapor ve kroki alınmalı, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilse dahi yol olarak kamulaştırılan alana denk gelen yerler açısından tescil hükmü kurulamayacağı, bu kısımlar hakkında ancak davacı lehine tespit kararı verilebileceği düşünülmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkeme kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin karar düzeltme talebinin bu yönü ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/4229 Esas, 2021/3894 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.